Süper Lig’in 8. haftasında Galatasaray, deplasmanda Gençlerbirliği’ni 1-0 mağlup etti. Hafta içinde UEFA Şampiyonlar Ligi’nde RAMS Park’ta Barcelona’ya 4-1 yenilen sarı-kırmızılılar, Ankara’da nefes kesen bir mücadeleden 3 puanla ayrıldı.
18.10.2026 - 11:12
Son Güncelleme 18.10.2026 - 11:12
Maçın ardından FANATİK yazarları karşılaşmayı köşe yazılarında masaya yatırdı. Özellikle galibiyete rağmen bazı yıldız isimlerin performanslarının beklentilerin çok altında kaldığı vurgulandı.
HER MAÇ BİRAZ DAHA GERİYE GİDİYOR / BURAK ÖZDEMİR - FANATİK
Barcelona karşısında yüksek tempo bir maçın ardından Ankara'da bir futbol zeminiyle pek de alakası olmayan bir sahada zor bir maça çıktı Galatasaray... Okan Buruk döneminin en kötü maçları sıralamasında ilk ikiye oynar bu maç. Geçen sezon Alanyaspor deplasmanında ne yaşadıysa Galatasaray dün gece de benzerini yaşadı Eryaman Stadyumu'nda! Galatasaray her hafta biraz daha oyun olarak ileriye gitmesi gerekirken sürekli geriye gitmeye başladı. İşte en büyük problem bu! Dakika 88'de Deniz Gül, Galatasaray'a kritik bir üç puanı getiren golü kaydediyor. Oyuncunun yanına sadece Jakobs, Barış ve Eren gidiyor. Bu görüntüyü umarım Okan Buruk görmezden gelmez!
SANE ARTIK YETER
Leroy Sane artık Galatasaray için kangrene dönmeye başladı. Sahada hiçbir sorumluluk almadığı gibi çok laubali bir görüntü çiziyor. Bu kalitede bir oyuncuda böylesi tavır ve davranışlar normal değil! Büyük resme bakarsak dün sahada Uğurcan dışında iyi oynayan da yoktu. Takımın bir an önce kendine gelmesi gerekiyor. 10. resmi maç oynandı, ancak sahada hala iyi ve oturmuş bir oyun yok!
KRİTİK HAFTA
Galatasaray hem Lille ile hem de Fenerbahçe ile oynayacağı karşılaşmalarla ya bir yola girecek ya da hedeften şaşacak. Okan Buruk'un bir an önce takıma ve oyuna müdahale etmesi gerekiyor. İki maçı da kazanırsa Galatasaray büyük moral ve motivasyon bulacaktır.
HANGİSİNE İNANALIM? / CEM DİZDAR - FANATİK
“Şampiyonlar Ligi dönüşünde lig zordur” gibi bir klişenin işlediği bir ülkede, “Şampiyonlar Ligi’nde ne yapıldı ki burada zorlanıyorsunuz?” türü bir soru da elbette anlamlı bulunmuyor. İlk devre, Gençlerbirliği’nin top ile oynattığı Galatasaray’ın dişe dokunur bir hücum organizasyonu yoktu. Ancak yüksek ihtimalli iki, orta ihtimalli bir gol pozisyonu bulan da ev sahibi takımdı!
Öteden beri istatistik veriler içindeki “Gol Beklentisi” satırını anlamamışımdır. “Büyük Şans”ta 2’ye 1 Gençlerbirliği, “Şut”ta 10’a 8 Gençlerbirliği, “Korner”de 6’ya 3 Gençlerbirliği öndeyken “Kaleci Kurtarışı”nda 3’e 2 Galatasaray üstünlüğü vardı. Bunlara rağmen “Gol Beklentisi”nde 1,27’ye 0,65’le Galatasaray nasıl üstün olabiliyordu? Bu işi benim “organik zekâm” çözmedi! Üstüne üstlük 61. dakikada Okan Buruk, sonuca etki edemeyeceklerine ikna olduğu üç ofansif oyuncusunu yenilediği hâlde, o anda bile “Gol Beklentisi”nde Galatasaray öndeydi!..
BİRİ ATACAKTI
İkinci devre Gençlerbirliği ilkine göre daha derli toplu görünürken oyun iyiden iyiye “git gel”e döndü. Biri atacaktı ama hangisi? Takım davranışı olarak Gençlerbirliği daha yakınken oyuncu kalitesi, marifet ve borçlanarak kadro derinliği yaratma avantajı Galatasaray’daydı. Maç biterken buna yakın bir şey oldu!.. “Çok zor bir lig” diye övülen Süper Lig’in “zor maçları”ndan biri daha son anda biraz Deniz Gül gayreti, biraz İrfan Can Eğribayat katkısıyla Galatasaray lehine tamamlandı. Gireniyle çıkanıyla 300 milyon avroluk piyasa değeri olan Galatasaray, 21 milyon avroluk Gençlerbirliği’ni futbol adına pek bir şeyin olmadığı maçta zorlanarak da olsa yenmeyi başardı. Çünkü… Şampiyonlar Ligi dönüşü zordu ve “Süper Lig zor bir lig”di! Artık bu iki önermeye ne kadar ikna olursanız!
9 KİŞİYLE BU KADAR / TUNÇ KAYACI - FANATİK
Bravo Okan Buruk! Gençlerbirliği karşısında Galatasaray’ı 9 kişiyle mücadele ettirdiğin için... Sane ve Sara’dan hâlâ ne bekliyor, neyin şansını veriyor? Hani genç olsalar anlarım, hani savunmayı iyi yapıyor olsalar anlarım, hani hücumu iyi yapıyorlar diye oynatıyor olsa anlarım. Yazıktır; koskoca Galatasaray takımının, kafaca bitmiş oyuncularla şampiyonluk mücadelesi yapmak gibi bir lüksü olamaz... Tam 61 dakika bu oyuncular sahada kaldı, hiçbir katkı yapmadan. Sonrasında değişiklikler geldi. Kalan bölümde Gençlerbirliği’nin baskılı oyununa karşı dengeyi kuran Galatasaray daha organize oldu. Özellikle İlkay ve Batrakov orta alanı parsellerken, Deniz Gül hamlesiyle hücum gücünü de artırdı. Artık maç golsüz biter derken İrfan Can’ın büyük hatasıyla Galatasaray öne geçti.
G.BİRLİĞİ HAK ETTİ
90 dakikanın futbol olarak özeti bana göre şöyle: Galibiyeti hak eden taraf Gençlerbirliği’ydi. Bu mücadeleden rahatlıkla en az bir puan alabilirlerdi. Galatasaray adına 3 puan haricinde iyi bir not yazabilmek mümkün değildi.Sarı-kırmızılı kadronun sezon sonunda nerede olacağını bilemem ama bildiğim bir şey var: Bu kadronun artık büyük ölçüde yenilenmesi gerekiyor. Yaş olarak da heyecan olarak da yarışmacı bir takım olmaktan uzaklar. Sadece bireysel yeteneklerle ve ara sıra motive oldukları maçlarla taraftarını idare eder, fazla da beklentiye cevap vermez bu kadro...
GALATASARAY'IN PENALTISINI ATLADI / DENİZ ÇOBAN - FANATİK
Reşat Onur Coşkunses, genç bir isim. Bu tür maçlar için yeterli tecrübesi yok. Buna rağmen sahaya yakışan, sakin ve telaşsız bir duruşu var. Ancak faul standardı henüz bu seviye için yeterli değil. Bazen çok basit temaslara düdük çalarken, bazen sert müdahalelere devam diyebiliyor. Kart değerlendirmeleri ise tam anlamıyla bir felaket. Mücadele boyunca yalnızca bir kez sarı kartına başvurdu fakat es geçtiği en az beş net sarı kart pozisyonu vardı. Bu seviyedeki bir karşılaşmada bu kadar kart hatası kabul edilebilir gibi değil.
Hakem, maç boyunca tek bir kritik karar vermek zorunda kaldı ve bence onda da hatalıydı. 67. dakikada Batrakov’un Gençlerbirliği ceza sahasına girdiği sırada Fıratcan’ın müdahalesiyle yerde kaldığı pozisyonda verilmesi gereken en doğru karar penaltıydı.
Sıradaki
Haber