İngiltere ve Belçika'dan araştırmacıların yürüttüğü uluslararası çalışma, dilde yer alan bakteri türlerinin beynin işlem hızı, odaklanma ve hafıza kapasitesi üzerinde belirleyici olduğunu kanıtladı.
Nöroloji, mikrobiyoloji ve halk sağlığı dünyasında, zihinsel kavrama hızı ve hafıza gücünün hücresel temellerine ilişkin şaşırtıcı bir bilimsel keşif yapıldı. İngiltere'deki Exeter Üniversitesi'nden Dr. Joanna E. L'Heureux liderliğindeki uzman ekip, dilde bulunan mikrobiyal topluluğun (ağız mikrobiyomu) beynin bilişsel işlevlerini nasıl şekillendirdiğini inceledi.
PLOS One dergisinde yayımlanan araştırmada, İngiltere ve Belçika'da yaşayan genç ve yaşlı bireylerden alınan dil sürüntüleri, kan ve tükürük örnekleri gelişmiş DNA dizileme teknolojileriyle analiz edildi.

Araştırmanın biyolojik temelinde, besinlerle alınan nitratın ağız bakterileri tarafından işlenme süreci yer alıyor. Pancar, ıspanak ve yeşil yapraklı sebzeler tüketildiğinde kan dolaşımına giren nitrat, tükürük vasıtasıyla ağızdaki yararlı bakterilere ulaşıyor.
Dildeki dost bakteriler nitratı nitrice, vücut ise bunu nitrik okside dönüştürüyor. Salgılanan bu gaz bileşiği, beynin damarlarını gevşeterek kan akışını tırmandırıyor ve zihinsel performansı doğrudan destekliyor.
PREVOTELLA HİSTİCOLA BAKTERİSİ TAŞIYANLAR TESTLERDE DAHA HIZLI ÇIKTIKlinik hafıza, odaklanma ve reaksiyon testlerinde; dilinde Prevotella histicola bakterisi yüksek olan bireylerin yaşı ne olursa olsun çok daha hızlı yanıtlar verdiği saptandı.
Ayrıca Haemophilus parainfluenzae bakterisinin varlığı İngiltere'deki deneklerde mantıksal akıl yürütme ve mekânsal farkındalığı artırırken, Belçika'daki deneklerde görsel ve çalışan hafıza skorlarını radikal şekilde tırmandırdı. Genç bireylerin dilinde nitrat dönüştürücü Neisseria flavescens bakterisinin çok daha yoğun olduğu belgelendi.
DİŞ ETİ HASTALIKLARI ZİHİNSEL GERİLEMEYİ TETİKLİYORÇalışma, yaşlanmayla birlikte dil üzerindeki yararlı mikrobiyom dengesinin bozulduğunu da gösterdi. Yaşlı bireylerin ağız yapısında diş eti iltihabına yol açan Treponema ve Tannerella gibi zararlı bakterilerin arttığı saptandı.
Bilim insanları; coğrafi konum, beslenme alışkanlıkları ve ağız hijyeninin doğrudan beyin sağlığını etkilediğini belirterek, gelecekte ağız mikrobiyomunu hedef alan probiyotik tedavilerle yaşlanmaya bağlı hafıza kayıplarının ve bilişsel gerilemenin önüne geçilebileceğini bildirdi.